![]() |
|
||||
|
Nasıl olsa kimse okumuyor bu saatte diyerek ben saçmalamaya devam edeyim (başka işim gücüm yok nasıl olsa)
Bu kıyamet senaryosunun karşıt senaryosu da şu olabilir: Google hariç (evet, o bambaşka) büyük şirketlerin el attığı her servis bir şekilde eski cazibesini yitirip gidiyor. Çünkü bu servisler birer kişisel girişimken satın alındıktan sonra artık sadece "dükkan" oluveriyorlar. Bir de büyümenin getirdiği "kurumsallaşırken amatör ruhu yitirme sendromu" var ki bu zaten kimse sizi satın almasa da yaşamanız gereken bir eşik. Bunun son örneği de facebook olacak göreceksiniz. (Şu an messenger çıkarmışlar mesela. Zaten icq'dan msn'e daha yakın zamanda geçmiş bir neslin yine yeni messenger değişikliğine gideceği gibi bir fikre nasıl kapılmışlar bilemiyorum. Bu konuda daha çok şey yazarım da konumuz facebook değil) Ayrıca her servis eninde sonunda gereğinden fazla kalabalıklaştığında içinden çıkılamaz bir denize dönüşüyor ve artık orası sizin için bir zaman kaybından öteye gitmemeye başlıyor. (Yine facebook örneğini vereyim. Bana 2-3 ay çok eğlenceli gelmişti ama sonra sırf event, grup invitationları dolayısıyla baydı, onun bunun pokeleri de sinir katsayımı artırınca hesabımı kapatıverdim) İşte bu "bıkkınlık verme süreci" kurumsallaşma evresinin bir sonucu. Çünkü hem amatör ruh öldüğü için, hem de büyüme hızı çok arttığı için kaçınılmaz bir şekilde sıradanlaşma ve haddinden fazla kalabalıklaşma dönemi geliveriyor ansızın. Bu tüm servisler için de geçerli bir kuram olabilir. (Daha kuram'amadım, kurunca diyalektiğini de yazarım eheh) Tüm bu ahval ve şerait içinde; web bir gün yeniden amatör ruha, küçük ve kendi içinde mutlu, dışa kapalı komunitelere dönebilir mi? Buna eskilerden örnek vereyim; Herkesin bağlı olduğu irc networklar vardı ve odada chat yapan sayısı 200'ü geçtiğinde "oha amma kalabalık oldu" derdik. Ama şimdi msn listelerimizde bile 200'den fazla kişi var. O dönemlerde tıpkı arz-ı mevud gibi; ne kadar az kişi olursa olsun; bağlı bulunduğumuz network bizim için özeldi. Psikolojik bir komuniti bağımlılığı vardı. Oysa şimdi bulunduğumuz heryeri binlerce/milyonlarca kişiyle paylaşıyoruz ve o siteden bu siteye kolayca atlayabiliyoruz. Yonja'dan facebook'a sıçrayanlar artık yonja'Ya eskisi gibi girmiyorlar mesela. Neden? Çünkü komuniti bağımlılığı kayboldu çünkü. İşte bu psikolojik sebepler yüzünden satın almalarla büyük yatırımlar yapan firmalar bir gün bu satın almalardan zarar edecek noktaya gelebilirler mi? Zira çıkan her servis ilk günlerin cazibesiyle inanılmaz bir pazar payına ulaşıyor ama akabinde bambaşka bir servis o meşhuuur servisi bir anda gündemden düşürüveriyor. Tüm bu süreç içinde yapılan yatırımlar şirketlere zarar olarak dönebilir ve tıpkı eskisi gibi büyük şirketler sadece "arama motoru, reklamcılık, majör arkadaşlık siteleri, majör oyun servisleri" gibi alanı kısıtlı hizmetlere dönebilirler(mi)? bu sayede bunların dışında kalan komuniti ve sair hizmetler yine bizim gibi küçük girişimcilere kalabilir mi? Hadi benden bu kadar. yarın devam edebilirim inşallah. ek: ben bunları yazarken saat sabah'ın körüydü ve dolayısıyla hepsi kişisel saçmalamalar da olabilir. son sözüm meşhur senatörün sözü olsun: "ve kartaca mutlaka yokedilmelidir" Qua Vadis?
__________________
Fortuna favet fortibus Konu Miller tarafından (2008-05-03 Saat 04:18 ) değiştirilmiştir.. Sebep: şeyoldu da ondan şeyettim |
|
||||
|
Tamam, bu topiğe çok fazla ilgi beklemiyordum zaten ama bu kadar suskunluğa da şaşırdım.
Topicteki ilk teori/konuya eklemeler yapayım: Gittikçe para kazanmamızın zorlaşması zaten bilinen bir gerçek. Pastanın taliplisi arttıkça bizim payımız küçülüyor. Ama asıl sorun bu değil. Asıl sorun şu: Para kazanma alanlarımız da daralıyor. Örneğin; eskiden bir directory sitesi açıp bunu netteki directorylere eklediğimizde kolayca pr 4-5 oluyorduk ve bu yüksek pr'lı siteden link satabiliyorduk. Çok kazandırmıyordu belki ama en azından bazı masrafları çıkarmaya yetiyordu. Şimdi ise directory ile kazanmak neredeyse imkansız çünkü Google bütün directorylerin ipini çekti. Bildiğim pek çok majör yabancı directory pr 6-7'lerden 3-4'lere düştü. Buna paralel olarak hitleri de düştü. Yani kısaca artık directory işinden ekmek yemek zor. Eskiden; parkinglerden 2-3 domainle bile ekmek kazanmak mümkündü. Şimdi parking siteleri sadece büyük portföy sahiplerine hizmet verir hale geldi. Çünkü bu onlar için daha güvenli. (Tabi ki hala parkingden para kazanılıyor ama eskisi kadar değil) Ve asıl önemli konu da şu; Ne kadar özgün makale yazarsanız yazın; siz yazdığınızdan 10 dk. sonra eğer birisi sizin yazınızı kopyalamış ve blogspot'ta açtığı bloga eklemişse artık aramalarda o üste çıkar hale geldi. Sadece o değil; şu sıralar ne arasanız ücretsiz blog servisinden alınmış bloglar çıkıyor sonuçlarda. Bu bloglarla da kazanılabiliyor evet ama bunu daha büyük bir servisin kanatları altında yapabiliyorsunuz ancak. Oysa böyle olması kişisel girişimci için büyük engel. Hareket alanınız kısıtlandığı gibi; bir başkasının da egemenliğini otomatik olarak kabul etmek zorunda kalıyorsunuz. Kişisel girişimcinin en büyük kazanç kapısı internete yeni giren kullanıcılardır çünkü onlar acemi olduklarından herşeyi bulacakları portalları bilmezler ve her ihtiyaçlarını google'dan arayarak giderirler. İşte bu yüzden "arkadaş ara, mail hizmeti, ücretsiz web alanı" gibi aramaları da bunlar yaparlar çoğunlukla. Oysa şimdi hayatında hiç internete girmemiş birisi bile facebook adını ezbere biliyor. Çünkü internet hayatımıza çok daha fazla girmiş durumda artık. Düşünün; recep ivedik'te bile geçti facebook ve hiç nete girmeyen adam bile recep ivedik'i izledikten sonra eğer bir gün internete girecek olursa yapacağı ilk şey "facebook"a girmek olacak. Yani kullanıcı daha internete girmeden önce kullanacağı servislerden birinin adını peşinen öğrenmiş oldu. Oysa bizim için; ne kadar az şey biliyorsa o kadar değerlidir. Yani demem o ki; Her geçen gün boynumuzdaki ip kısalıyor ve bizi sadece kendi çevrelerinde havlayan uysal köpekler haline getirmeye çalışıyorlar. Siz ne düşünüyorsunuz?
__________________
Fortuna favet fortibus |
|
||||
|
ben tamamını okudum
![]() dilinize ucuna gelmiş ama söylememişsiniz; bizler çok fazla tüketen bir toplum olduk. yeni çıkan herşeyi çok fazla talep ediyoruz, sonra canımız sıkılıyor bırakıyoruz. verdiğiniz facebook örneğinde de aynısı geçerli. facebookta en çok üyesi olan ülkelerden biri olduk ama eğer bir alternatifi çıksın, yine oluruz. temeldeki olay tüketici olmamız. tüketiciler, giderler bir yeri tüketirler, adı üstünde tüketici. türketici kelimesini bu kadar vurguladıktan sonra tüketicilere, tüketmeleri için birşeyler vermek gerektiğini söylememe gerek yok sanırım. mesela facebook, bence farklı bir yönü olması sebebiyle birden bire patladı. ilgi çekici, eski arkadaşlarını bulma fırsatı. birçok gazete ve dergide de yazdığı üzere, erkekler için eski sınıf arkadaşın ile sex yapma fırsatı, bayanlar için eski kız arkadaş/rakiplerinin şu an hangi mertebede olduğu bulma öğrenme, onlardan daha üst bir mevkide ise kendini tatmin etme fırsatı vs vs. herkesin değer yargıları farklıdır ve bu site herkesin değer yargısına göre farklı sonuçlara ulaşmasını sağlar. eski arkadaşını bulmak isteyene eski arkadaş, propaganda yapmak isteyene meydan verir. ama temel olarak insanların ihtiyaçlarını tatmin eder. bizimde bunu sağlayan yapılar kurmamız gerekli. pazarlama eğitimlerinde, bir ürünün gelişme, duraklama ve gerileme dönemi olduğundan bahsedilir. mesela zamanında walkman ler vardı, belimize takar gezerdik, sonra vcd çalıcılar çıktı, biraz kabaydı ama olsun. sonra minik radyolar çıktı piyasaya, ardından mp3 çalıcı dediğimiz ufak elektronik aletler. hepsi bir dönem çok revaçta idi ama sonradan popülerlikleri sona erdi, yani tükettik. firmalar ise sırayla hepsini ürettiler, yeni modeller çıkardılar ve sonra üretimlerini durdurdular. şu an hala walkman üreten bir firma varsa bile pazar payının ne kadar küçük olduğunu söylememe sanırım gerek yok. aynı durumu kendi geliştirdiğimiz girişimlerimiz için düşünelim. bir fikir çıkarıyoruz ortaya, fikri geliştirip piyasaya sürüyoruz. birgün bakıyorsunuz sitenizin ziyaretçi sayısında patlama oluyor. ne oldu acaba diyorsunuz, neden bu kadar insan geliyor benim siteme diye düşünmeye başlıyorsunuz ister istemez. o şevkle tekrar başlıyorsunuz çalışmaya. ziyaretçi sayınız daha da artıyor. şişmeye başlıyorsunuz yavaş yavaş, kalabalık oluyor iyice. sonrada insanlar sizi bırakıp gidiyor. onların yerine yenileri geliyor elbette ama onlarda gidenlerin yerini doldurmak için. sonunda birgün onlarda gidecek. tüketenlere yeni tüketecek şeyler vermelisiniz bu aşamada. eğer siteniz olduğu gibi kalırsa elbette insanlar sıkılacaktır. yukarıda verdiğim örnek gibi, amacı müzik çalmak olan bambaşka araçlar üretmelisiniz. bir şekilde insanların müzik dinleme ihtiyaçlarını farklı farklı araçlar ile tatmin edeceksiniz ve bu size kar olarak geri dönecek. peki biz nereden para kazanıyoruz? öncelikle kabul etmemiz gereken şey, paranın parayı çektiğidir. siz dünyada eşi benzeri olmayan bir web sitesi dahi yapmış olsanız, o büyük abiler gibi reklam ve tanıtım yapamazsınız. haliyle "kendi yağınızda kavrulmanız" gerekir. siz kavrulurken para miktarı geometrik olarak artacaktır. önce google reklamları, sonra siteden satılan hizmetler vs derken internetten sizde para kazanır olursunuz. para kazanma olayına bir misal vermek isterim; benim 2 liram var, bunu 2 ye katlarsam 4 lira olur. 4 lirayı 2 ye katlarsam 8 lira olur. bahsi geçen abilerin 1000000 lirası var, 2 ye katladıklarında 2000000 lira olur. yani para parayı böyle çeker. herkes elindeki paraya göre yatırım yapar ve ona göre para kazanır. geliştirdiniz ve size para kazandırmaya başlayan fikri, geliştirip öylece bırakırsanız, elbette biri gelip sizden daha iyisini yapacaktır. o dakika kaybettiğiniz dakikadır ve siz kaybettikten sonra kazandığınız para yine geometrik olarak azalacaktır. benim düşüncem, yerel çalışan firmalar/girişimciler çoğunlukla global çalışanlardan daha başarılı olabilir. çünkü global çalışanların geliştirdiği stratejiler çoğu zaman her kültüre uygun olmaz. bu sebeple, siz hizmet verdiğiniz kültürü tanıyıp onlara sürekli tüketecek bişey verirseniz başarınız daim ve kazancınız bol olur.
__________________
Alfaserver.net TR Lokasyon Hızlı ve Güvenli Web Hosting |
|
|||
|
@Miller
Hepsini okudum. Facebook içindeki anında mesajlaşmaya ne gerek var demişsin. Benim 3 (yazıyla üç) arkadaşım çok özel mesaj yazmaktan dolayı facebookktan atıldı. Anladın mı şimdi? @baldor Küçüksen 2 değil 3 katı da kazanabilirsin. Ama büyüksen 1 milyar dolar aynı sürede 2 katı olmaz. |
|
|||
|
bu saatten sonra işler biraz hatta baya şansa kalmış görünüyor. yada benim gözümde öyle..
yanlız şunu belirtmek istiyorum. son zamanlarda hep özgün birşeyler yapmak özgün birşeyler bulmak için uğraşıyordum. bunun içinde yabancılarda olup bizde olmayanlara epey kontrol ettim yada bizde olup yabancılarda olmayanları.. yanlız birde baktım milletin en çok peşinde koştuğu şeylerle ilgili hiçbir şey yapılmamış. demek istediğim biz etrafımızdaki büyükleri gördükçe yolumuz kapalı birşey yapamayacakmışız geliyor. fakat gerçektende çok büyük alanlar var önümüzde.. uzaklar yerine yakınlarda arama yapmak lazım biraz tabi görebilmekte kolay değil dikkatli bakalım.. daha yolumuz çok
__________________
Satılık siteler domainler... |
|
||||
|
Alıntı:
Alıntı:
birde şu var, bu işler zamanla olur. birçok müşterim sitelerini açalı 6 ay olmadan "bu proje tutmadı" deyip başka bir şey yapmaya çalışıyor. yada tek bir konu üzerine odaklanmak yerine her konuda bişeyler yapmaya çalışıyor. sonuç her zaman başarısızlık oluyor. başarılı olmak için maymun iştahlılığı bırakmamız gerekli.
__________________
Alfaserver.net TR Lokasyon Hızlı ve Güvenli Web Hosting |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| YEni Çıkışsız İnfolu Temiz Siteden Herkese KaçırMa (yeni kodlar) | Muhabbet24 | Google PR Link Değişimi | 10 | 2008-04-27 15:32 |
| Yeni ve güzel domain Serisi Yeni Başlıyor Her 1 saatte yeni domain | ChipOyun | Domain Satış / Düşecekler / Boştakiler | 18 | 2008-04-04 00:16 |
| Teknoloji trendleri 2008 | haberci01 | Güncel Konular Haberler | 0 | 2008-02-12 11:01 |
| Yeni içerik,Yeni görünüm,Yeni bölümler. | SaVaGe | Yeni Site Tanıtımları | 5 | 2006-03-17 11:54 |
| Yeni Forum-Yeni Moderatörler-Yeni Üyeler | BluEfiRE | PHP | 0 | 2002-09-16 17:11 |